O halde sondan başlayalım.
Şu anda iş yerindeyim ve çalışırken müzik dinleme
çabasındayım. Bunun onlarca ama onlarca sebebi var. İlk olarak odamın
genişliği, büyüklüğü bunun nedeni. Tabii ki sadece fiziksel büyüklüğü değil
mevzu, insan dolu, 20 kişi aynı odadayız. Hepsinin çayı, çişi, kahvesi,
telefonu derken içerisi acayip bir gürültüyle sarsılmakta, haaa muhabbetlerini
de demiyorum..! İşe 09.30’da gelen Nihat Bey her sabah vapur maceralarını ya da
kafasına takılan bir soruyu, ya da ailevi mevzularını yada teknoloji
problemlerini bağıra bağıra bir masadan diğerine anlatmasa olmaz, gerçekten
rahatlamaz…O yüzden bana müzik sistemi lazım, sağlamından!Telefona ve ya
bilgisayara yüklenilen müziklerden baymış durumdayım.. Ancak çalıştığımız
bilgisayarlarla hiçbir siteye giremiyoruz. Bırak Youtube, Facebook’u radyo bile
dinleyemiyoruz.. Tüm siteler engelli!Oh shittt…İşte tam bu noktadayım…!!
Neyse yinede bir hal çare bulunuyor tüm çözümsüzlüklere,
kaçak göçek bir siteye girdim, şimdi oradan bir iki şarkı dinlemekteyim..Aslında
ben geçen haftamı nasıl geçirdiğimi yazacaktım ama tam radyo muhabbeti yaparken
biri tepemdeki ışığı kapattı..Tam da şu an okuyucum! Işıklar çiftli yanıyor ve
4 masanın ikisini bir tanesi, diğer ikisini bir tanesi aydınlatıyor.. Bilgisayara bakarken parladığından kapatmak
istedi, ama ben karanlıkta kaldım..Off en sevmediğim şey karanlıkta çalışmak
çok zor…Ay Allahım yazım amacından saptı, iş yeri ve hımbıllıkları adlı esere
dönüştü.. Yazıyı ikiye bölelim o halde..
Şimdilik bu bu kadar, radyom çalışmıyor, ışığımı kapattılar
ve gürültü devam ediyor.
Bol performans, bol verimlilik diliyorum herkese, ıkının
tıkının işinizi yapın misal şu an ben öyleylim….




